MEHDİ (AS) HZ. İBRAHİM'İN NESLİNDENDİR

ÖNSÖZ: MÜSLÜMANLARIN TEVRAT VE İNCİL'E BAKIŞ AÇISIYLA İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMA >>>
GİRİŞ: İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ AHİR ZAMAN VE MEHDİ (AS) MÜJDESİ >>>
HZ. İBRAHİM'İN HANİF DİNİNE UYMAK >>>
AHİR ZAMANDA YERYÜZÜNE DİN AHLAKI HAKİM OLACAKTIR

>>>
MUSEVİ KAYNAKLARINDA HZ. İBRAHİM'İN SOYUNA VADEDİLEN HAKİMİYET VE MEHDİ'NİN HZ.İBRAHİM'İN SOYUNDAN OLMASI >>>
TEVRAT'TA BEN-İ İSRAİL DİYE HİTAP EDİLEN KAVİM, MEHDİ CEMAATİDİR >>>
TEVRAT'TA VE DİĞER MUSEVİ KAYNAKLARDA MEHDİ (AS)'A İŞARETLER >>>
MUSEVİ KAYNAKLARINDA MEHDİ (AS)'IN ÇIKIŞINDAN ÖNCEKİ DÖNEM >>>
MEHDİ (AS)'IN MUSEVİ KAYNAKLARINDA TARİF EDİLEN ÖZELLİKLERİ >>>
MUSEVİ KAYNAKLARINDA MEHDİ (AS)'IN HAKİMİYET DÖNEMİ >>>
İNCİL'DE MEHDİ (AS)'A İŞARETLER >>>
İNCİL'DE MEHDİ (AS)'IN ÇIKIŞINDAN ÖNCEKİ DÖNEM >>>
İNCİL'DE MEHDİ (AS)'IN HAKİMİYET DÖNEMİ >>>
KURAN'DA VE DİĞER İSLAMİ KAYNAKLARDA MEHDİ (AS)'A İŞARETLER >>>
KURAN'DA MEHDİ'NİN GELİŞİNE VE İSLAM AHLAKININ HAKİMİYETİNE İŞARETLER >>>
HZ. MUHAMMED (SAV)'İN HADİSLERİNDE MEHDİ'NİN ÇIKIŞI VE HAKİMİYET DÖNEMİ >>>
SONUÇ: ALLAH VAADİNDEN GERİ DÖNMEYENDİR >>>

MUSEVİ KAYNAKLARINDA HZ. İBRAHİM'İN SOYUNA VADEDİLEN HAKİMİYET VE MEHDİ'NİN HZ. İBRAHİM'İN SOYUNDAN OLMASI

 

Kuran'da Allah, Hz. İbrahim'i ve onun soyundan gelenleri seçtiğini ve onları mübarek kıldığını bildirmektedir. (Bakara Suresi, 130; Al-i İmran Suresi, 33) Bu bilgi, Musevilerin kutsal kitabı Tevrat'ta da yer almaktadır. (Yaratılış, 22:17; 12:2)

Hz. İbrahim'in soyu, iki oğlu olan Hz. İsmail ve Hz. İshak ile devam etmiştir. Hz. İshak'ın soyundan olan İsrailoğulları'na, tarih boyunca pek çok peygamber gelmiştir: Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. Yunus, Hz. Eyüp, Hz. İlyas, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. İsa. İsmail'in soyundan ise İslam Peygamberi Hz. Muhammed, onun ailesinden gelen imamlar ve en son olarak da İmam Muhammed el-Mehdi gelmektedir.

Dolayısıyla Tevrat'ta geçen Ben-i İsrail, Ben-i İshak, Ben-i İsmail, hepsi Ben-i İbrahim'in neslidir. Hepsi Allah'ın mübarek kıldığı nesil olan Hz. İbrahim'in soyudur. İbrahimi dinlerde "hidayet veren" sıfatıyla, ahir zamanda gelecek ve din ahlakının dünyaya hakimiyetine vesile olacak olan mübarek şahıs da, Hz. İbrahim'in neslindendir. Dolayısıyla Mehdi (AS) Hz. İbrahim'in neslindendir.

Allah Hz. İbrahim'in Soyuna Hakimiyet Vadetmektedir

Allah, hakimiyetini gerçekleştirmek için Hz. İbrahim soyunun iki kolundan gelen son temsilcileri korumuştur. Ahir zamanda emrinin gerçekleşmesi için İmam el-Mehdi ve İsa Peygamberi biraraya getirecektir. Kuran'da ve Peygamber Efendimiz'in hadislerinde bildirilen bu hakimiyet dönemi, Tevrat'ta Hz. İbrahim'in soyundan gelen bir topluluğa vadedilmekte ve şöyle bildirilmektedir:

Seni ziyadesiyle mübarek kılacağım; senin zürriyetini, göklerin yıldızları gibi, deniz kenarında olan kum gibi ziyadesiyle çoğaltacağım; senin zürriyetin düşmanlarının kapısına hakim olacaktır; ve zürriyetin aracılığıyla yeryüzündeki bütün milletler mübarek kılınacaklar; çünkü sözümü dinledin. (Yaratılış, 22:17-18)

Ve Rab Abram'a (İbrahim'e) dedi ki:... seni büyük millet edeceğim ve seni mübarek kılacağım ve senin adını büyük edeceğim; ve bereket ol ve seni mübarek kılanları mübarek kılacağım ve sana lanet edene lanet edeceğim; ve yeryüzünün bütün kabileleri sende mübarek olacaktır. (Yaratılış, 12:1-3)

Soyunu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Bu ülkelerin tümünü onlara vereceğim. Yeryüzündeki bütün uluslar senin soyun aracılığıyla kutsanacak. (Yaratılış, 26:4)

Yeryüzünün tozu kadar sayısız bir soya sahip olacaksın. Doğuya, batıya, kuzeye, güneye doğru yayılacaksınız. Yeryüzündeki bütün halklar sen ve soyun aracılığıyla kutsanacak. (Yaratılış, 26:14)

Tevrat'ta dünyanın son döneminde, Allah'a gönülden iman edenlerin yeryüzünde güç sahibi olacaklarını, din ahlakının yeryüzüne hakim olacağını anlatan bölümlerden bir kısmı şu şekildedir:

Allah buyurdu:... Kendi hayatıma andolsun ki tüm yeryüzü Allah'ın celali ile dolacaktır. (Sayılar, 14:21)

Alçak gönüllülere gelince yeryüzünün varisi olacaklar... Kötülerin bilekleri kırılacak ve Allah doğruların dayanağıdır. Allah salihlerin günlerini biliyor ve onların mirası ebedi olacaktır. (Mezmurlar, 37:12-18)

Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp Rab'be dönecek, ulusların bütün soyları O'nun önünde yere kapanacak. Çünkü egemenlik Rab'bindir... (Mezmurlar, 22:27-28)

Çünkü kötülerin kökü kazınacak, ama Rab'be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak. Yakında kötünün sonu gelecek, yerini arasan da bulunmayacak. Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak... (Mezmurlar, 37:9-11)
Çünkü kötülerin gücü kırılacak, ama doğrulara Rab destek olacak... kötüler yıkıma uğrayacak; Rab'bin düşmanları kır çiçekleri gibi kuruyup gidecek, duman gibi dağılıp yok olacak. (Mezmurlar, 37:17-20)

Rab'be umut bağla, O'nun yolunu tut... Ama başkaldıranların hepsi yok olacak... Doğruların kurtuluşu Rab'den gelir... Rab onlara yardım eder, kurtarır onları, kötülerin elinden alıp özgür kılar, çünkü kendisine sığınırlar. (Mezmurlar, 37:34-40)

Bu pasajlardan da açıkça anlaşılacağı üzere, Tevrat'ta haber verilen hakimiyet belirli bir grubun veya ırkın diğer toplumlar üzerinde güç ve iktidar sahibi olması değil, Allah'ın tüm insanlara emrettiği, gerçek din ahlakının yeryüzüne hakim olmasıdır. Bununla birlikte Tevrat'ta Yahudilerin sözde ırksal üstünlüğüne ve hakimiyetine işaret eden ifadeler de yer almaktadır. Söz konusu ifadeler, Tevrat'ın indirildiği dönemde yaşayan samimi müminlere haber verilen müjdelerin yanlış yorumlanmasından ve bu yanlış yorumların Hz. Musa'nın ardından Tevrat'a dahil edilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bir kısım Yahudilerin, tüm bu pasajları din ahlakına uygun olmayacak şekilde, kendi ırklarının veya toplumlarının dünyaya hakim olması şeklinde yorumlamaları da gerçeği yansıtmamaktadır.

Nitekim İslamiyet'te var olan "din ahlakının hakimiyeti" kavramı da, yeryüzünde din ahlakının yaşanmamasından kaynaklanan kötülük ve zorlukların, din ahlakının yaşanmaya başlaması ile ortadan kalkması ve güzel ahlakın yaygınlaşmasıdır. Müslümanların temennisi, Allah'ın emrettiği ahlakın yani yardımlaşmanın, adaletin, dürüstlüğün, sadakatin, tevazunun, affediciliğin, merhametin, insanlar arasındaki ilişkilerde esas olması; herkesin Allah'ın rızasını kazanmak için en güzel ahlakı göstermekte yarıştığı bir ortamın tesis edilmesidir. Böyle bir ortamın sağlanması, hiç şüphesiz bu erdemlerin eksikliğinden kaynaklanan her türlü sorunu ortadan kaldıracaktır. Bu anlayışa sahip olan Müslümanların amacı güç ve iktidar sahibi olmak değil, eğer Allah böyle bir nimet kendilerine lütfederse bu nimeti din ahlakını daha çok yaymak için en iyi şekilde kullanmaktır. Müminlerin bu güzel özelliği bir Kuran ayetinde şu şekilde haber verilmiştir:

Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, marufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. (Hac Suresi, 41)

Tevrat'ta Hakimiyet Vadedilen Topluluğun Özellikleri

Allah Musevilere, hak dine sadık kaldıklarında, peygamberlere itaat ettiklerinde, yalnızca Allah'a gönülden iman ettiklerinde üstün kılacağını haber vermiştir. Allah'ın hakimiyet vadettiği kullarının vasıfları Tevrat'ta şöyle bildirmektedir:

Uymanız için size bildirdiğim bu buyrukları eksiksiz yerine getirir, Allah'ınız Rab'bi sever, yollarında yürür, O'na bağlı kalırsanız, önünüzden kovacak. Sizden daha büyük, daha güçlü ulusların topraklarını mülk edineceksiniz.Ayak basacağınız her yer sizin olacak... (Yasanın Tekrarı, 11:22-24)

Allah İsrailoğulları'na hakimiyet için Allah'a bağlılığı, Allah'ın emirlerini eksiksiz yerine getirmeyi ve Allah sevgisini koşul olarak bildirmiştir. Tevrat'taki bu pasajın devamında ise, Yahudilere iki yol sunulduğu; imanı seçerlerse nimet, imandan yüz çevirirlerse bela ile karşılaşacakları şöyle bildirilir:

Ve bakın, bugün önünüze kutsamayı ve laneti koyuyorum: Bugün size bildirdiğim Allah'ınız Rab'bin buyruklarına uyarsanız kutsanacaksınız. Ama Allah'ınız Rab'bin buyruklarını dinlemez, bilmediğiniz başka ilahların ardınca giderek bugün size buyurduğum yoldan saparsanız, lanete uğrayacaksınız. (Yasanın Tekrarı, 11:26-28)

Hakimiyet vadedilen topluluğun özellikleri, diğer Tevrat pasajlarında şöyle bildirilmektedir:

.. Allah'ın Rab, Allah O'dur, Kendisini sevenler ve emirlerini tutanlar için bin nesle kadar ahdi ve inayeti koruyan,... sadık Allah'tır... (Yasaların Tekrarı, 7: 9-10)

Allah'ınız Rab'bi sevin, sözüne uyup O'na bağlanın... söz verdiği ülkede uzun yaşamanızı sağlayacaktır. (Yasaların Tekrarı, 30:20)

Allah'ınız Rab el attığınız her işte sizi başarılı kılacak; çok sayıda çocuğunuz olacak, hayvanlarınızın yavruları, toprağınızın ürünü bol olacak. Rab atalarınızdan nasıl hoşnut kaldıysa, sizden de öyle hoşnut kalacak ve sizi başarılı kılacak.Yeter ki, Allah'ınız Rab'bin sözünü dinleyin, bu Yasa Kitabı'nda yazılı buyruklarına, kurallarına uyun ve bütün yüreğinizle, bütün canınızla O'na dönün. (Yasaların Tekrarı, 30:9-10)

Tevrat'tan bir başka bölümde ise, hakimiyetin Allah'tan korkanlara vadedildiği bildirmektedir:

Rab'den korkan o adam kimdir?... Canı iyilikte oturacak; onun soyu yeryüzünün varisi olacaktır. Rab'bin sırrı ondan korkanlara olacaktır... (Mezmurlar, 25:12-14)

Yine Tevrat'ta Allah'a tevekkül eden (dayanıp güvenen), alçakgönüllü olan, Allah'a imandan zevk duyan kişilerin, hakimiyete ve Allah'ın nimetlerine varis oldukları bildirilmektedir:

Sen Rab'be güven ve iyilik yap... Rab'den zevk al, O senin içindeki istekleri yerinegetirecektir. Her şeyi Rab'be bırak, O'na güven. Rab'be umut bağlayanlar yeryüzünün varisi olacaklardır... alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak. (Mezmurlar, 37:3-11)

Eğer Allah'ın Rab'bin emirlerini tutarsan ve O'nun yollarında yürürsen,... size söz verdiği ülkede bolluk içinde yaşamanızı sağlayacak: Rahminizin meyvesi kutsanacak; hayvanlarınızın yavruları, toprağınızın ürünü verimli olacak. Rab ülkenize yağmuru zamanında yağdırmak ve bütün emeğinizi verimli kılmak için, göklerdeki zengin hazinesini açacak. Birçok ulusa ödünç vereceksiniz; siz ödünç almayacaksınız. Ve eğer bugün sana emretmekte olduğum Allah'ın Rab'bin emirlerini tutmak ve yapmak için onları dinlersen ve başka ilahlara kulluk etmek için, onların ardınca yürümek üzere, bugün sana emretmekte olduğum bütün sözlerden sağa ve sola sapmazsan, Rab seni kuyruk değil baş yapacak ve ancak üstün olacak, alt olmayacaksın. (Yasanın Tekrarı, 28:9-14)

Tevrat'ta hakimiyet vadedilen topluluğun özellikleri toplu olarak değerlendirildiğinde, Allah'ın hakimiyet nasip edeceği kimseler şu vasıflara sahip olacaklardır:

  • Allah yolunda yaşamak
  • Herşeyiyle sadece Allah'a yönelmek
  • Allah'ın emirlerini eksiksiz yerine getirmek
  • Allah'ı sevmek
  • Allah'tan korkmak
  • Allah'a şirk koşmamak
  • Allah'a bağlı ve sadık olmak
  • Allah'a dayanıp güvenmek
  • Allah'a imandan zevk almak
  • İyilik yapmak
  • Alçakgönüllü olmak

Tevrat'ta yer alan hakimiyet samimi olarak iman edenlere müjdelenmiş olan hak din ahlakının hakimiyetidir. Bu hak din ise "Kim İslam'dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez..." (Al-i İmran Suresi, 85) ayetinde buyrulduğu üzere, Allah Katında İslam'dır.

 


© 2008 Harun Yahya. www.yenibilgiyenikonu.com
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.